bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort eskişehir escort bayan bayan escort istanbul istanbul bayan escort mecidiyeköy escort istanbul bayan escort izmit escort istanbul bayan escort fatih escort bayan escort kayaşehir escort konya ktunnel
Bugun...

Künye

imtiyaz sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni:

Âdem ÇEVİK

ademcevik.com adem.cevik@yahoo.com


Tearüf iletişim bilgileri:
Atabey cad.59/14 üsküdar istanbul
 +905322033274

 

Hukuk Müşaviri

Avukat Ömer YÜZGÜL

 

 

Yargıtay'a, AİHM'e ve HAKSES Medya'ya Göre Basın Özgürlüğü

 

Düşünce ve ifade hürriyeti ile ilgili Anayasa ve yasalar yanında Norm Hukuk statüsündeki Uluslararası sözleşmeler ve AİHM kararları ortadadır.. Verilen haberlerde gerçeklik, güncellik, doğruluk, ölçülülük, fikirle ifade arasındaki mantıki bağ, kamu yararı kriterlerine uygunluk şartı ile eleştiri “alışılmışın dışında”, “şok edici” olabilir..


Gazetecilerin, STK temsilcisi ve toplumsal aktörlerin ve politikacıların, hem genişletilmiş eleştiri hakları ve hem de artırılmış tahammül yükümlülükleri vardır..

YARGITAY KARARLARI AÇISINDAN DURUM:

Yargıtay Genel Kuruluna göre (2002/151) BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ KİŞİLİK HAKLARINDAN ÜSTÜNDÜR. Bunun şartı, gerçeklik, objektiflik ve özle biçim arasında ölçülülük kriteridir.. Manisalı Gençler Davası ile ilgili olarak Radikal gazetesi hakkında açılan bir dava ile ilgili olarak verilen, sözü edilen Genel Kurul kararında “Basında haber verme hakkı, gerçeklik, güncellik, kamu yararı ve toplumsal ilgi, konu ile ifade arasındaki düşünsel bağ” ile açıklanmaktadır.. “Yayımlanmasında kamu yararı bulunan gerçek ve güncel haberin ya da eleştirin özle biçim arasında denge kurularak verilmesi durumunda hukuka aykırılık ortadan kalkmış ve basın sorumluluktan kurtulmuş olur” denilmektedir...

Prof. Dönmezer’e, Prof. İçel ve Prof. Özsunay’a atıf yapılan kararda ayrıca şu ifadelere yer verilmektedir: “Basın özgürlüğü kişinin dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren olay ve olgular hakkında bilgi sahibi olmasını sağlamayı amaçlar. Bunun gereği olarak basın haber toplamak, fikir ve kanaatleri izleyerek bunları çözümlemek, yorumlamak, eleştirmek ve sonuçta kamuoyunu ilgilendiren konularda doğru ve gerçeğe uygun haber vermek hakkına sahip ve bununla görevlidir..

Eş söyleyişle; denetim uyarma, eleştiri ve gerçekleri açıklama basının doğal ödevleridir.” (...) “ Demokratik yaşamın gelişmesinde ulusal birliğin sağlanmasında, kamuoyunun sağlıklı bir biçimde oluşmasında sosyal ve siyasal ilerlemede basının çok önemli bir fonksiyonunun bulunduğu açık ve kuşkudan uzaktır. Kısacası basın özgürlüğü demokrasinin olmazsa olmaz koşuludur.”

Yargıtay genel kurulu kararına göre, kişilik haklarına verilen bir zarar sözkonusu olsa bile, burada basının kamu görevi yapması dolayısı ile sağlanan amaç, toplumsal yarar arasında denge kurulmasından söz edilmektedir.. “Kamu görevi yapan bir kişinin görevi yerine getirme tarzı ile ilgili olarak, onur kırıcı bir haber yayımlanırsa, bir yandan kişinin onuru, diğer yandan basın özgürlüğü çatışır ve burada BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ KİŞİNİN ONURUNA ORANLA DAHA ÜSTÜN BİR DEĞER TAŞIR” Prof Dr. Haluk Doğanın “Basın yoluyla ihlallere karşı Özel Hayatın Korunması” isimli esere atfen karara giren bu ifadeler üzerinde titizlikle durulması gerekir..

Anayasada temel hakların dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez niteliği belirtildikten sonra (m. 12) bunların sınırlandırılması ve kötüye kullanılması ancak kanunla (m. 13-14) düzenleneceği belirtilmiş, yine aynı şekilde bir temel hak olarak din ve vicdan özgürlüğünü (m. 24) düşünce açıklama özgürlüğünü (m. 26), toplantı ve gösteri hürriyetini (m.34) de tanımlamıştır. Türkiye Cumhuriyetinin kanunlaştırarak iç hukuk mevzuatı haline getirdiği İnsan hakları evrensel bildirgesinin 18,19,21. Ve diğer maddeleri din, vicdan, düşünce ve kanaat hürriyeti ile bunları ifade etmenin anlam, kapsam ve niteliğini belirtmiştir.. Yine insan hakları Avrupa Sözleşmesinin 9,10,11.maddeleri bu hakların anlam ve kapsamını ve niteliğini açıklamıştır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin karar ve içtihadları ile bu kavramlar ve kurumların pratik hayattaki karşılıkları konuya netlik getirmiştir. Keza İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi ek 1 Protokolünün 3. Maddesi, yasama organının oluşumunda, halkın kanaatinin serbest oluşumunun önemi belirtilmiştir. Bu anlamda toplumsal talepler ve eleştirilerin özgür bir biçimde ifade etmesinin önünde engel konulamaz. 

Herhangi bir kimse bir icraatı yanlış bulabilir ve bunun değiştirilmesi yönünde kamuoyu oluşturmak isteyebilir. son dönemdeki paralel devlet yapılanması iddialarını ve bu yapılanmayı konu alan haberlerini hatırlayalım. Bu iddialarda; meşru yollarla seçilmiş bir hükümete karşı darbe girişimi, kayıt dışı bir ekonomi, paralel devlet, paralel bir dini örgütlenme üzerinden siyasete müdahale söz konusudur.. Örgüt iktidar partisi içinde örgütlendiği gibi, Polis, Yargı, İstihbarat, ordu, finans dünyası, medya alanında örgütlenmiş, Başbakanlık ve Dışişleri Bakanlığında dinleme yapabilen, mensupları eli ile MİT'e operasyon yapma gücüne sahip, muhalefeti dizayn etme iddiasında bir yapıdır. İşte bu iddiaları dile getiren haber ve yazılarda bu olaylara dönük bir kaygı ve hassasiyet söz konusudur..
Genel Yayın Yönetmenimiz Âdem ÇEVİK'in de ifade ettiği "İŞ Bankası kuruluşunun Hindistan Hilafet paralarının gaspıyla gerçekleşti, İŞbank-CHP ilişkisi anayasaya aykırıdır" sözlerinden sebeb 3 dava  açılarak ceza verilmesi de bu minvaldedir.  Bunları kim görmezden gelebilir.. Yazarlar ve haber siteleri bunları yazıp konuşamayacaksa basın özgürlüğünün ne anlamı kalır.. Sadece sosyal medyaya, Twitter’a, Facebook’a, Youtube’ye mi aittir bu özgürlük!..

Deliller, sebepler ve sonuçlar ortadadır.. Yargıtay’ın kesinleşen içtihatlarına göre Düşünce ve İfade Hürriyetini güvence altına alan AİHS’nin 10.maddesi ile ilgili olarak Divan’ın verdiği kararların yorumunda bu konuya açıklık kazandırılmaktadır.. (AİHS ve Uygulaması/Prof. Dr. Feyyaz Gölcüklü ve Prof. Dr. A. Şeref Gözübüyük s 319) da bu konu şu şekilde izah edilmektedir. 

“Düşünceyi açıklama özgürlüğü, demokratik toplumun başlıca temel taşlarından, kişinin ilerleyip gelişmesinin asal koşullarından birini teşkil eder. 2. Fıkra hükmü saklı kalmak kaydıyla BU ÖZGÜRLÜK SADECE İTİBAR GÖREN VEYA ZARARSIZ, YAHUT ÖNEMSİZ SAYILAN HABERLER YA DA FİKİRLER BAKIMINDAN DEĞİL AYNI ZAMANDA DEVLET YAHUD HALKIN BİR BÖLÜMÜ İÇİN AYKIRI, KURALDIŞI, ŞAŞIRTICI VEYA ENDİŞE VERİCİ CİNSTEN OLANLAR İÇİN DE GEÇERLİDİR DEMOKRATİK TOPLUMUN VAZGEÇEMEYECEĞİ ÇOĞULCULUK, HOŞGÖRÜ VE AÇIK FİKİRLİLİĞİN GEREĞİ BUDUR.”

AİHM KARARLARI AÇISINDAN DURUM:

Konu Norm Hukuk statüsündeki evrensel hukuk ve AİHM kararları açısından incelendiğinde,

Anayasanın 90. Maddesine göre Uluslar arası Sözleşmeler iç hukukta da geçerlidir ve Anayasaya aykırılığı iddia edilemez.. Bu çerçevede aşağıdaki yargı kararlarının göz önünde bulundurulması gerekir..

-Saldırgan ifadeler kullanılabilir
Şener / Türkiye davasında AİHM bu yönde karar vermiştir.. (18 Temmuz 2000- Reports of Judgments and Decisions 2000)

-Politik konularda ifade özgürlüğü daha geniştir
Sürev ve Özdemir davasında mahkeme bu yönde karar vermiştir (8 Temmuz 1999- Reports of Judgments and Decisions 1999)

-Şiddet içermeyen direniş çağrısı yapılabileceği bile hükme bağlanmıştır 
İncal davasında AİHM bu yönde karar vermiştir.. (9 Haziran 1998- Reports of Judgments and Decisions 1998-4)

-Düşünceler Sert bir üslupla açıklanabilir (Ceylan davası), Saldırgan ifadeler kullanılabilir (Şener Davası), Fikirler düşmanca bir üslupla kaleme alınabilir (Polat Davası) AİHM‘nin bu konularla ilgili kararları: (8 Temmuz 1999- Reports of Judgments and Decisions 1999) (18 Temmuz 2000- Reports of Judgments and Decisions 2000) (29 Mart2001- Reports of Judgments and Decisions 2001)

-Haber abartılı ve provoke edici (kışkırtıcı) olabilir..
Thoma /Lüksemburg davasında AİHM bu yönde karar vermiştir.. (29 Marc 2001- Reports of Judgments and Decisions 2001)

-Kamuya malolmuş kişiler ve konular hakkında alışılmışın dışında yayın yapılabilir..
Dalban / Romanya davasında AİHM bu yönde karar vermiştir.. (28 Eylül 1999- Reports of Judgments and Decisions 1999)

-İfade özgürlüğünü sağlamak konusunda devletin pozitif yükümlülüğü vardır..
Özgür Gündem / Türkiye davasında AİHM bu yönde karar vermiştir.. (16 Mart 2000- Reports of Judgments and Decisions 2000)

-İyi niyetle, sert üslupla da olsa talepler dile getirilebilir..
Maronek / Slovakya davasında AİHM bu yönde karar vermiştir.. (1 Nisan 2001- Reports of Judgments and Decisions 2001)

Ve daha bir çok örnek verilebilir.. Gazetecilerin genişletilmiş eleştiri hakkı, resmi görevlilerin ise genişletilmiş eleştirilmeye karşı tahammül sorumluluğu vardır..

GAZETECİLERİN ELEŞTİRİ VE KINAMA HAKKI VARDIR

Gazeteciler ve kanaat önderlerinin genişletilmiş eleştiri hakkı yanında, kamu otoriteleri gibi toplumsal aktörlerin de daha fazla ve sert eleştiriye tahammül yükümlülükleri vardır. Aşağıda kaynakları gösterilen belgeler bu durumu tespit etmektedirler.

“Gazeteciler meslekleri gereği, haber niteliği olan olayları halka duyurmak hak ve ödevi içindedirler. Yasaların kişilere, meslek gruplarına, kamu kuruluşlarına ve devlet yönetimine yüklediği ödevlerin gereği gibi yapılmaması ve yanlış zarar doğurucu nitelik ve doğrultuda yapılması yasalara uygun davranılsa bile kamu yararına aykırı bir biçimde yapılmasına kendi doğru buldukları açıdan ve kamunun doğruluğunda birleştirdiği açıdan ağır biçimde de olsa eleştirme ve kınama hakkına sahiptirler.”

(Yargıtay 4.HD,30.05 1974 T.2113 E.,2898 K. Sayılı kararı M. Reşit Karahasan, Sorumluluk ve Tazminat Hukuku 1989 Basım 2.cilt sayfa:695-696)

Yeniden ve tekrar ifade etmek gerekirse;

ELEŞTİRİLER SERT, AYKIRI, KURAL DIŞI, ENDİŞE VERİCİ OLABİLİR. GAZETECİLERİN GENİŞLETİLMİŞ ELEŞTİRİ HAKKI VARDIR. Buna Göre: Toplumun önde gelen yazar, düşünür, siyasi parti temsilcisi, dernek, vakıf gibi Sivil Toplum Örgütü başkanları gibi kişilerin toplumda yaşanan diğer insanlara nazaran daha geniş bir eleştiri hakkı bulunduğu AİHM tarafından açıkça bir kararda kabul edilmiştir. Nitekim ülkemiz mahkemeleri de bunu bir çok kararda kullanmıştır. Bu şekilde bir eleştiri hakkı bulunduğu için anayasal sınırlar içinde bu hakkın kullanılmış olması bir suç teşkil etmeyecektir.. Konu eleştiri olunca sert ve haşin olması ve bunun bir övgü olmaması normaldir..

Kaldı ki, eleştiriler aykırı ve şok edici de olabilir. Kamu görevlilerinin genişletilmiş tahammül sorumluluğu, Sivil Toplum Örgütü temsilcileri ve basının genişletilmiş eleştiri hakkı vardır..

Yapılan haberlerde ve yazılan yazılarda ne suç ve ne de suç kastı vardır.. Hal böyle olunca, sitemizde yer alan haberlere suç izafe edilmesi de mümkün değildir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin yerleşik içtihatlarında da bu böyledir.. Yasalarda yapılan değişiklik ve Anayasanın 90. Maddesinin amir hükmü de bu yöndedir. Kanunlar anayasaya ve evrensel hukuk ilkelerine aykırı olamaz

Âdem ÇEVİK, HAKSES Medya Genel Yayın Yönetmeni
İYİLİK Yardımlaşma Uluslararası İnsan Hakları Derneği, TÜRKİSTAN Birliği ve Uluslararası Adalet Platformu Başkanı

xxxx

HAKSESmedya Yayın İlkeleri

 

Medya, dünyadaki küresel güçler tarafından adeta bir savaş aracı olarak kullanılıyor. Türkiye'deki medyanın durumu da bu genel vaziyetten farklı değil. HAKSESmedya en azından internet gazeteciliği alanında bu yanlış gidişata küçük de olsa bir itirazdır.

  

1-  HAKSESmedya kurduğu haber dilinde nesnel ve objektif olmaya özen gösterir. Bizim yaklaşımımızın temelini gerçek bilgiye ulaşmak oluşturur. Bunun için gerekirse bir habercinin asla kabul edemeyeceği haberi "geciktirmeyi" tercih ederiz. Çünkü manipülasyonlara karşı yapılabilecek tek şey bazen beklemektir, zamana bırakmaktır.

 

2- HAKSESmedya haberini verirken taraf tutmamaya özen gösterir. Bu durum, sitenin sahiplerinin, editörlerinin tarafsız olacağı anlamına gelmez. Kişinin tarafsız olması zaten düşünülemez. Fakat haberci, haberini her türlü manipülatif etkiden uzaklaştırdıkça değerli bir haber yapmış olur. İşte bu sebeple ne övgü ne de yergi ifadelerinin haber metninde yer almamasına dikkat etmeye gayret ederiz. Bununla birlikte nesnellikten kimsenin tarafsız olmasını anlamıyoruz.   

 

3- Bir başka temel ilkemiz ise "Sansürsüzlük"tür. Medyaya hakim olan küresel hegemonya, kendine karşıt gördüğü tüm kesimlerin sesini kısmaya, yok saymaya ve halkların bu sesleri duymamasını sağlamaya çalışmaktadır. Biz, genel ahlaki kriterlere uyduğu sürece her türlü sesin duyurulmasını sayfalarımızda sağladık ve sağlamaya çalışıyoruz. 

 

Bizler, başta gazeteciler olmak üzere tüm insanları doğru bilgiye ulaşmak için "etrafımıza, zihnimize ördüğümüz ya da örülen" sanal duvarları yıkmaya çağırıyoruz. Doğru bilgiye ulaştıktan sonra kişi istediği "taraf"ı seçebilir.

4- HAKSESmedya her türlü ırkçılığın karşısındadır. Adaletin ve iyiliğin sesi olma gayesindedir. Her tür zulme şirke islam düşmanlığına darbeye işgale katliama karşı mazlumların yanındadır ve mazlumun dinine kavmine mezhebine diline partisine tarikatına bakılmaz. ilkemiz hud113 ve 112 deki gibi zulme sessizlik suça ortaklıktır ve "emredildiğin gibi dosdoğru ol" ana ilkelerimizdendir.

 

ELEŞTİRİLERİNİZ - GÖRÜŞLERİNİZ

Görüşlerinizi mail ile bildirme bölümüne hoşgeldiniz. Forum dışında siteye göndermek istediğiniz görüşlerinizi buradan gönderebilirsiniz.

Eğer başkalarının görmesini istemediğiniz mesajlarınız varsa, ihbarda bulunmak, suç veya suçluları deşifre etmek istiyorsanız mesajınızı lütfen haksesnet@gmail.com  adresine mail ile gönderiniz. Bunlar sizin isteğiniz dışında kesinlikle sitede yayınlanmayacaktır. Buna güvenebilirsiniz.

Eleştirilerde ve katkılarda bulunabilirsiniz. Eksik ya da hatalı gördüğünüz bilgiler hakkında görüş belirtebilirsiniz. Bu bölümden amacımız, Türkiye'de varlığı yetkililerce birtürlü kabul edilmeyen bu karanlık örgütle ilgili iddialar hakkında sizin görüşlerinizi yansıtmaktır. Katılırsanız memnun oluruz. Site veya içeriğiyle ilgili lehte veya aleyhte eleştirilerinizi belirtebilirsiniz. Hakaret içermeyen, seviyeli ve konuyla doğrudan ya da dolaylı ilgili her türlü görüşünüz, yayınlanacak yayınlanmayacak diye beklemenize gerek kalmadan anında burada yeralabilir.

Suç unsuru içeren, yasalara aykırı, site içeriğiyle alakalı olmayan mesajlarınızı dikkate almamız mümkün değildir. Eğer gözden kaçanlar olmuş ise sık sık yapılan kontrollerle belirlenenler derhal sitemizden silinecektir. İnsanlar iletişimlerini uygarca, birbirine hakaret etmeden yapabilirler. Öneminden dolayı tekrar vurgulamak isteriz ki, bu site özgür bir tartışma platformudur. Hakaret içermeyen, seviyeli, site içeriğiyle doğrudan ya da dolaylı ilgili, lehte veya aleyhte her türlü görüşünüz, yayınlanacak yayınlanmayacak diye beklemenize gerek kalmadan anında burada yeralır.

Yukarıda da belirttiğimiz gibi eğer başkalarının görmesini istemediğiniz mesajlarınız olursa bunları haksesnet@gmail.com adresine mail ile bildirebilirsiniz. İhmal etmeden, önemsemezlik yapmadan, bu tür mesajlarınızla ilgileneceğimizi ve ilgilendiğimizi size de bildireceğimizi bilmenizi isteriz. Saygılarımızla..

xxxxxx

 

Tekzip, düzeltme ve haber kaldırma taleplerine bakışımız 
HAKSES Medya olarak sık sık vurguladığımız bir ayrıntı var. Tekzip düzeltme adresindeki tekziplerden de görülebileceği gibi, tekzip ve düzeltme taleplerini yayınlamak ya da gerekeni yerine getirmek için mahkeme kararına dahi gerek duymamaktayız. Kişilerin başvurusu yeterlidir bizim açımızdan. Hiç kimsenin haksız yere zan altında kalmasını ya da suçlanmasını istemeyiz. Biz iddiaları aktarıyoruz. Ancak cevap gelirse onu da memnuniyetle yayınlarız. Bu işimize gelir şu gelmez diye bir düşüncemiz asla olmamıştır. Fikrini beğenmediğimiz bir kişi bile olsa onun haksız yere suçlanmasını istemeyiz. Bu sitede yayınlanan haberlerin bir çoğu aslında alıntıdır ve iddiaları içermektedir. Lehte ve aleyhte, ciddi içeriği olan, hakaret içermeyen, site konumuzla ilgili ve de gücümüz yettiğince tüm iddiaları aktarmaya çalışıyoruz. Sitede yayınlanması o iddiaların doğru olduğunu göstermez. Sadece bir tartışma ortamının oluşmasını, site konumuzla ilgili lehte ve aleyhte dile getirilen iddialar arasında o iddiaları içeren haberin de dikkate alınmasını amaçlıyoruz. Tekzip gönderen kişiler kendileriyle ilgili iddiaların farkına varmış ve itiraz etmişlerdir. Ancak belki farkına varmayan birçok kişi olabilir. Onların haksız yere suçlanmaması için bu uyarılarımızı ayrıntılı olarak vurgulamak istiyoruz. Bir kişi mahkemece suçlu bulunmadığı sürece suçsuzdur, masumdur. O kişi hakkında dile getirilenler sadece bir iddiadır. İddialara farkında olmayarak cevap verememesi, ya da farkında olsa bile muhtelif sebeplerle cevap vermemesi, ya da vermek istememesi ´bize göre´ o kişinin suçlu olduğunu göstermez. Tekzip gönderenlerin cevap hakkına da saygı duyuyor ve sitede yayınlıyoruz.

Ancak; mahkeme kararı olmadan bir haberin yayından kaldırılması söz konusu değildir. Gelen tekzip ve düzeltme talepleri sonrası aşağıdaki alternatiflerden birisi tercih edilmektedir:

1) İlgili haberimiz güncellenmekte ve sorumlu yayıncılık gereği isimler kısaltılarak yayınlanmaya devam edilmektedir.

2) Talepte bulunan kişiyle ilgili hassas bir içeriğin söz konusu olduğunun farkına varılması durumunda ilgili paragraflar haberden çıkarılabilmektedir.

3) Nadiren görülen durumlarda, alıntılanan haberin aslının asılsız olduğu açıkça ortaya çıkmış ise o durumda alıntılanan haber de gecikmeksizin derhal yayından kaldırılmaktadır.

Haberlerimiz genellikle günlük medyadaki haberlerin aynen alıntılanmış halidir. Bu alıntı haberlerde de sıklıkla kendi yorum ve değerlendirmelerimizi belirgin şekilde haberin altına ekleyebilmekteyiz. Ayrıca bir çok haberimizden de görülebileceği gibi mevcut olması durumunda karşı iddiaları içeren haberlere de ilgili haberle aynı sayfada yer vermeye çalışmaktayız. Yani iddia gibi cevap da tarafımızca aynen okuyuculara yansıtılmaya çalışılmaktadır. Bu da iddiaları tek taraflı yansıtan bir yayın sitesi olmak istemediğimizin açık göstergesidir.

Tekrar etmek gerekirse; mahkeme kararı olmadan bir haberin tamamen kaldırılması mümkün değildir. Zira, kamuyu ilgilendiren gelişmeleri, iddiaları ve geldiği taktirde o iddiaların cevaplarını okuyuculara yansıtmak da basının görevleri arasındadır. Eğer bir kişi, isminin ya da kurum/kuruluşunun isminin bir haberde geçtiğini, maddi ve manevi olarak zarar gördüğünü gerekçe olarak ileri sürecek ve haberin kaldırılmasını talep edecek olursa, o taktirde haberciliğin yapılması mümkün olamayacaktır. Çünkü her haberde bir ya da daha fazla kişi/kurum/kuruluşun adı geçebilmektedir.        @AdemCEViK HAKSES MEDYA Editörü

 

 

 

İLETİŞİM & TEBLİĞAT ADRESLERİMİZ:
haksesnet@gmail.com  | adem.cevik@yahoo.com 
istanbul üsküdar atabey cad. 59/14 Tel:+905322033274

HAKSES MEDYA TEMSİLCİLERİMİZ ve GÖNÜLLÜ MUHABİRLERİMİZ:

NOT: Temsilcimiz ve Gönüllü muhabirimiz olmak, yayınlanması amacıyla site konusuyla ilgili haber, suç duyurusu, belge ve benzeri bilgiler göndermek isterseniz hakses.net sitemize öncelikle üye olun, iletişim forumunu doldurun. Gerekli değerlendirme sonrası sizinle iletişime geçilecektir. 



ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • Bebişler
    Bebişler
  • Yurdum İnsanı
    Yurdum İnsanı
  • ibret
    ibret
  • hayat
    hayat
  1. Bebişler
  2. Yurdum İnsanı
  3. ibret
  4. hayat
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Aileyi koruyamazsak devletimiz de yıkılır
    Aileyi koruyamazsak devletimiz de yıkılır
  • aileyi yıkan 6284 kalkmalı
    aileyi yıkan 6284 kalkmalı
  • Kur'an'da Aile ve Önemi | Hikmet Çalışmaları
    Kur'an'da Aile ve Önemi | Hikmet Çalışmaları
  • muhacirleri ölüme göndermeyin
    muhacirleri ölüme göndermeyin
  • Muhacirlerin Sorunları
    Muhacirlerin Sorunları
  • Kuranı Düşünerek Anlayarak OKU
    Kuranı Düşünerek Anlayarak OKU
  1. Aileyi koruyamazsak devletimiz de yıkılır
  2. aileyi yıkan 6284 kalkmalı
  3. Kur'an'da Aile ve Önemi | Hikmet Çalışmaları
  4. muhacirleri ölüme göndermeyin
  5. Muhacirlerin Sorunları
  6. Kuranı Düşünerek Anlayarak OKU
VİDEO GALERİ
YUKARI