bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort eskişehir escort bayan bayan escort istanbul istanbul bayan escort mecidiyeköy escort istanbul bayan escort izmit escort istanbul bayan escort fatih escort bayan escort kayaşehir escort konya ktunnel
Bugun...


Rıza BOZDAĞ


Facebookta Paylaş









DİKKAT! ÇOK TEHLİKELİ BİR SÜRECE GİRDİK!
Tarih: 28-10-2017 23:37:00 Güncelleme: 28-10-2017 23:37:00


DİKKAT!
ÇOK TEHLİKELİ BİR SÜRECE GİRDİK!
Ülkemizde dînî ilimler dünyasında son zamanlarda yaşanan hadîs ve sünnet konusundaki tartışmalar çok tehlikeli bir mecraya doğru yönelmeye başladı.
Ömrünü din ilimlerine adayanların ilim dünyasında bu konuyu tartışması çok normal bir durum iken ilim sahibi olmadan fikir sahibi olanların da devreye girmesi yanlış bir sürece savrulmamıza sebep oldu.
Ancak benim asıl dikkat çekmek istediğim tehlike ilim sahibi olmadan fikir sahibi olanların meseleye maydanoz olmaları değildir. Asıl tehlike, siyasetin, hatta devlet erkinin bu konuya müdahil, bunun da ötesinde taraf olmasıdır.
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan büyük bir hata yaparak hadîs ve sünnet tartışmalarına devlet adına müdahil oldu ve bu tartışmalarda hangi tarafı desteklediğini açıkça ortaya koydu. Daha önce, Kur'ân'ı güzel sesle okuma yarışması hakkında da "uzman olmayanlar konuşmasın" diyerek işin uzmanı olmadığı halde, işin uzmanı olan zamanın Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez'i isim vermeden eleştirmiş ve devletin gücünü orada da hissettirmişti. 
Oysa bundan önce herhangi bir mezhebin din gibi kabul edilmesinin yanlış olduğunu, asıl önemli olanın İslâm dinine mensup bir Müslüman olmak olduğunu söyleyerek sadece ülkemizdeki değil bütün dünyadaki Müslümanları kucaklayan bir açıklaması vardı.
Peki, şimdi ne olacak? Ya da neler olabilir?
İslâm tarihine şöyle bir göz attığımızda bu tür dînî tartışmalara devletin müdahil ya da taraf olduğu tartışmaların akabinde büyük eziyet, işkence ve hatta katliâmların olduğunu görürüz. Bunların en önemlilerinden biri de İslâm tarihine kara bir leke olarak geçen tartışmalardan "Mihne" olaylarıdır. Bilenler bilir, bilmeyip de merak edenler bu konuyu araştırabilir.
Sayın Cumhurbaşkamızın bu konudaki açıklamasına paralel olarak Kayseri kitap fuarında İhsan Eliaçık'a ellerinde telsiz olduğu halde saldırı gerçekleştiren ve devletin yerel gücünü temsil edenlerin bu tavrı, bizim dikkat çekmek istediğimiz tehlikenin ne olduğu hakkında bir bilgi vermektedir.
Bu saldırıyı kim veya kimler, kim veya ne adına yapmış olursa olsun, bunun saldırı olmadığı, saldırganların ellerinde telsiz olup olmadığı gibi söylemler olsa bile sonuç çok vahimdir. Kimse bu saldırıyı mazur göremez. Çünkü saldırının arkasından sosyal medyada yapılan paylaşımlar, bu tür saldırıların öldürmelere kadar gideceğini açık seçik göstermektedir.
Şu anda bir çok gayretli(!) ve kendisini bu dinin ali kıran baş keseni gören bazı mücahitler(!) bir takım Müslüman âlimler hakkında darp ya da katl fetvasının verilmesini beklemektedir. İnanın bu fetvayı verecek çok sayıda din yobazı ve din bezirganı da hazır beklemektedir.
Cumhurbaşkanımızın bu talihsiz beyanı, şimdi ilim sahibi olmadan fikir sahibi olan başka ham softalara fırsat vermiş olacaktır. Artık bundan sonra muhalif görüş beyan eden din ulemâsı her an bir saldırı ile karşı karşıya kalabilir. Bu saldırılar da Kayseri kitap fuarında yaşanan saldırı kadar masum olmaz.
"Hoca olmak, ahkam kesmek değildir" diye açıklama yapan sayın Cumhurbaşkanımızın kendisi de hoca olmadığı halde söylediği bu söz çok büyük ve amacını aşan bir ahkam kesmedir.
Hâsılı, bugüne kadar dini siyasete alet etmemesiyle takdir ettiğimiz Cumhurbaşkanımız, olaya müdahil ve taraf olduğunu belirtmekle ve bu sayede dini siyasete alet etmiş olmakla çok büyük bir yanlış yapmıştır. Oysa, madem dini siyasete alet edecektik, milli görüş gömleğini çıkardığımızı niye söyledik? Eskiden milli görüş içinde yer almayıp AK Parti'yi destekleyen insanların en büyük gerekçesi, Sayın Cumhurbaşkanımız ve AK Parti'nin dini siyasete alet etmemesiydi. 
Eğer Sayın Cumhurbaşkanımız bu yanlışından dönmezse bundan sonra yaşanacak yeni "Mihne" olaylarının başmüsebbibi olarak tarihe geçer. Bu açıklamasını bir an önce düzeltmelidir ve yumuşatmalıdır.
Sık sık bu gibi konuları uzmanlarının tartışması gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanımız bu söylediğine ilk önce kendisi uymalı, olaya müdahale etmeden ve tarafını belirtmeden konuyu uzmanlarına bırakmalıdır.
İnşâallah bunun sonu yeni Mihne olayları ortaya çıkarmaz.
Rıza Bozdağ





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • Bebişler
    Bebişler
  • Yurdum İnsanı
    Yurdum İnsanı
  • ibret
    ibret
  • hayat
    hayat
  1. Bebişler
  2. Yurdum İnsanı
  3. ibret
  4. hayat
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Aileyi koruyamazsak devletimiz de yıkılır
    Aileyi koruyamazsak devletimiz de yıkılır
  • aileyi yıkan 6284 kalkmalı
    aileyi yıkan 6284 kalkmalı
  • Kur'an'da Aile ve Önemi | Hikmet Çalışmaları
    Kur'an'da Aile ve Önemi | Hikmet Çalışmaları
  • muhacirleri ölüme göndermeyin
    muhacirleri ölüme göndermeyin
  • Muhacirlerin Sorunları
    Muhacirlerin Sorunları
  • Kuranı Düşünerek Anlayarak OKU
    Kuranı Düşünerek Anlayarak OKU
  1. Aileyi koruyamazsak devletimiz de yıkılır
  2. aileyi yıkan 6284 kalkmalı
  3. Kur'an'da Aile ve Önemi | Hikmet Çalışmaları
  4. muhacirleri ölüme göndermeyin
  5. Muhacirlerin Sorunları
  6. Kuranı Düşünerek Anlayarak OKU
VİDEO GALERİ
YUKARI